Fotoğraflardan animasyon yapmak için önce Adobe Photoshop, sonra Imovie programlarını kullandım. Bunlar basitçe bir animasyon için yeterli... Daha profesyonel birşey için after effects veya final cut da kullanılabilir.
Aşağıda 2 adet animasyon göreceksiniz....
Simple translation to Turk-lish :)
It is an simple frame by frame animation. For a simple frame by frame animation all you need; one camera, photoshop and imovie. If you would like to do a professional one then you may need after effects or final cut...
I put 2 examples.. First one is about Soma Tragedy that happen in Turkey.. Over 300 coal miner died in an explosion. and the second animation is just 9 second animation for fun.
1) Soma Animasyonu
Bu video sahsım tarafından somayı unutturmamak için yapılmıştır... 20 dakikada yapılan amatör bir çalışmadır...
Somayı unutmak demek, gelecekteki kazalara davetiye çıkarmak demek... Daha fazla insanımızın ölmemesi için yetkililere önlem almaları için baskı yapalım... Kavgayla, küfürle değil... Saygıyla Sevgiyle demokratik yollardan tepkimizi gösterelim... #SomayıUnutma... Videodaki muzik selcuk balcinin yagmurun kaidesi sarkisidir... Kullanılan; Imovie, Adobe Photoshop, Canon 70D
2) 9 Saniyelik Animasyon
Can sıkıntısından ortaya çıkan 9. saniyelik animasyon... Kullanılanlar; Imovie, Adobe Photoshop, Garageband, Canon 70D
Showing posts with label photoshop. Show all posts
Showing posts with label photoshop. Show all posts
Friday, May 23, 2014
Tuesday, May 13, 2014
Kostantiniye diğer adıyla Şehr-i İstanbul
Hakkında bir çok
efsane üretilen Kostantiniye diğer adıyla Şehr-i İstanbul... Birçok
imparatorluğa başkentlik yapmış Dünyanın hala yaşanılan en eski şehirlerinden
biri..
Sefaletle
boğuşan insanlar ile fil dişi kulelerde yaşayanları aynı tavada eritmiş bu şehrin ; güzelliği,
tarihi dokusu, çarpık kentleşmesi ve trafiği dillere destandır...
Gün geçtikçe Siluetinden
fireler verse de Boğaz'da oturup bir bardak çay içmek gibisi yoktur bu
şehirde....
Balat; buraya her gelişimde eski evler aslına uygun restore edilse otantik kafeler açılsa tarihle yaşayan bir mekan yaratılsa diye düşünürüm...
Gerçi düşünmek yetmiyor... Trabzon'da Zağnos vadisinden Venedik çıkamaya çalışmıştım rüyalarımda.... Olmadı tabi...
Bu arada Balat'ta gezerken trafoya giren kedi çetesini arabaya girmeye çalışırken yakaladım :)
Monday, May 12, 2014
İnsanoğlu ve İstanbul...
İnsanoğlu ve İstanbul...
En lüks arabayı kullananından, ayağı çıplak sokakta oynayanına... Fotoğraf çekmek için Balat sokaklarını arşınlayanından, ekmek parası için aynı sokaklarda terleyenine.... Kısacası İstanbul’da her tarzdan, her renkten ve her cinsten insan figürünü görmek mümkün...
Balatta en çok dikkatimi çeken, Suriye’deki savaştan kaçarak Türkiye’ye
sığınan çocuklardı... Yaşanmışlık, hüzün ve umut dolu bakışlar... Bu güzel
çocukları ve ailelerini savaştan kurtararak, fakirliğin ve yoksulluğun
pençesine atmak onlara yapılmış bir iyilik mi yoksa ceza mı? Onları nasıl bir
gelecek bekliyor?
Yılmaz Özdemir’in şiirinde dediği gibi “Yeryüzü cennetinin renk renk
çiçekleridir” çocuklar ama yeşermeleri için su ve emek gerekir...
Subscribe to:
Posts (Atom)



































































